KUMUKLAR
  Kumuk Asilzadeleri ve Kaderleri
 

FATALİ  TARKOVSKİNİN  KADERİ- iHTİLALİN BEDELİ
Kendisi çar ordusu subaylarından olan Fatali,Kaderi 1917 ihtilalinden sonra değişenve ülkesini terk ederek başka ülkelerde yaşayan bir çok Dağıstanlıdan biri olarak yabancı ellerde yaşam mücadelesi veren bir kişidir.Eşi ise Usumu Hanedanlığı varislerinden ve Kazanalp soyundan gelen Hatice Hanımdır.İhtilal sonrası rusya içinde İki Çocuğuyla beraber Bir şehirden diğerine sürgün edilen acılarla dolu bir yaşam süren saltanatın bedelini en acı bir şekilde ödeyen Hatice Hanım Önce Bakude ,Moskavada ve Tverde yaşamış ve orada ölmüştür .
      Bu tarijik durum ailesinden kopan Fatalinin onların acısıyla yaşadığı Türkiyede Tüberkulaza yakalanarak önce Yedi Kule Rum Hastanesinde daha sonraları  Adalarda tedavi görmüş ölümü ise nerede ,ne zaman olduğu bilinmemektedir.Belki bunları yayınlamak onların anısını canlandıracaktır.Prens Fatali 1898 yılında Karabudahkent bölgesinde şamhal Ullu-Haydarbekin oğlu olarak doğmuş Ağabeyi  Nuhbek Tarkovski ile Çarlık rusya ordusunda üst düzey görevlerde bulunmuş ve yine Nuhbek ile beraber 1924 yılında İrana geçmiş ve Oradanda Türkiyeye gelmişlerdir.Eşi Hatice Hanım ise iki çocuğuyla Bakuda kalmış ve Fataliye bir daha asla ulaşamamıştır.
11-Ekim 1924-Yedikule Rum Hastanesi,
   Sevgili Hatice 19-Kasım-1924 tarihli mektubunu dün aldım.Derhal sana Abdullayevin adresine yazacağım .Şimdi ben sana yazdığım mektupların senın eline geçip geçmediğini bilmiyorum.Bütün mektuplar sana ulaşıyormu.Sana her hafta yazacağım çok zamanım var hatta hergün yazabilirim bütün 24 saat boşum.
Hastanede istediğim kadar yatabilirim Bütün kış boyunca İlkbahara kadar yatacağım.Nuhun işleri iyi değil tİcaret kötü gidiyor caba bir devlet memurluğu bulabilirmiyim durumuna düştük.Eğer durumlar böyle giderse işimiz dahada bozulacak .Hatice ne düşünüyorsun mutlumusun hiç sanmam iki çoçukla neler yapıyosun  neredesin Hatice.Her zaman hastanede bunun eleştirisini yapıyorum.İrandan daha iyi burası ama devlet yardımıyla giyiniyorum.Yinede her şey yetersiz.Önce Tahrana,Tebrize ve Türkiyeye göçtük.Artık güçlü değilim.İlk kez hastaneye yatıyorum,35 gün oldu.Belkide buradan Adalara geçeceğim ve hastanede ücretsiz olarak kalıyorum.Buda Amerikan Kızıl Haçının yardımıyla oluyor.İlk tedavim biraz iyi geldi 100 lira yardım yapıldı bu parayla Adaya geldim Senin mektubunu aldım ama sana yol parası gönderecek durumda değilim,hiç param yok.Burada her şey pahalı ve hiç rahatım yok.Ama geriye dönmek için girişimdede bulunmadım burada 2. ayım.Sigarayı bıraktım Nuh bu işe çok sevindi.Burada babama benzeyen akasakallı bir adam bize ilgi gösteriyor.Hastanede kendi kendimize bakıyoruzbunu için para gerekli benim iyi beslenmem şart bütün bu zorluklara rağmen sana banka yoluyla para göndermeye çalışacağım.Artık konsolosluk yoluyla ne para nede mektup göndermem mümkün değil.Adresim,İstanbul -Karaköy -Palas -Apt. Kat -3 no,1-2-3
Bana Fransızca veya Türkçe yaz senin Fatalin Hoşçakal  Hatice.
21-Nisan-1925. tarihli mektup. Hatice ve sevgili yavrularım,size paskalyanın 3. gününde yazıyorum yakındada bizim bayramımız var,acaba bu bayram az da olsa mutluluk getirecekmi,düşüncelerim ve ruhum sizinle.
     Gülruh bana bir koli bıraktı size göndermem için biraz beklamak gerekli ,kolinin size ulaşıp ulaşmadığını bilmek isterim.
Nisa ve Suat her ikisininde bayramlarını kutlarım.Sen lütfen üzülme ben sana yazacağım .Şimdilik kendine basit bir çanta al Kumaşlar orada çok pahalı ama burada çok ucuz.Geçen yıl Karstan gönderecektim burada seni beklediğim için göndermedim.Ne oldu böyle ağlamaktan ne saçım kaldı ne aklım.Allahtan ümit kesilmez bana yaz.İleriye doğru bende Abdullayevin adresine yazacağım.Dün bizim Hanbek burada idi .Burada ismi Orhan bey olarak o şimdi İzmirde yaşıyor.Oraya birkaç zaman önce geldi.Hemen hemen hiç değişmemiş.Soltanet ve Avgustin Paristeler.Birkaç zaman önce buraya Elena Nikalaevna geldi Hanbek ile ayrılar ama hala mektuplaşıyorlarve o şimdi varşovada yaşıyor.Hanbek kızlarıyla iletişim kurmaya çalışıyor zavallı Nuhbek te onlara yardım için çabalıyor.İşte bütün habarler burda.Bayramdan sonrakigünleri bekliyorumişlerim sanatoryumda durdu.Artık adalarda tedavi göremiyorum.Paşa şehirde değil ama yakında gelecek ve beni hastaneye yatıracak,o çok yardımcı oluyor.
    Bütün hastalığımı anlatmam doğru  olacak , hatırlıyormusun İranda üç gün benden kan gelmişti o zaman hiç bir şey olmadı.Önlem alsaydımşimdi gaha iyi olacaktımaptallık ettim.Allaha şükür zamanında belkide tedaviye başladım.33 yaşındaki bir kişi için tehlikeli bir hastaklık değil.
       Seninde bildiğin gibi Amerikan Kızıl Haçının yardımıyla Rum Hastanesinde yattım .Orada tedavi iyi değildi çok aza fayda gördüm.Aslında başlangıçta tedavinin iyi olması şart.Yazın Haydar Paşaya  sanatoryuma geldiğimde her şey değişikti.Nisa ve Lela beni orada gördüler şimdiler Gülhane askeri hastanesinde testleri bitirmek için geldim.Hastanenin yanında yüksek dişçilik okulu var .Doktorların çoğu  stajer.Bütün hastalar için ayrı yerler var.Tedaviler profesörlerin gözetiminde yapılıyor.Beni profesör tedavi ediyorbu hastalık üzerine bir kaç kitapta yazmış.66 kilo geliyorum .Yatmıyorum3-4 aydır ateşimde yok bunların hepsini sana Atam açıklıyacak.Öyle görünüyorki sen bu kötü kocanı kaybetmeyeceksin  çocuklarda öksüz kalmayacak .Seni profesörümle tanıştırmak isterdim.Onlar çok dikkatliler kontrolleri saatlarce sürüyor.Her sabah beni kontrole geliyorlar bazende günde bir kaç  kez.Çok iyi bir profesör .Burada seni dahiliye doktoruna göstermek isterdim.Kendim için değil senin için korkuyorum.Bakuda iyi doktorlar yok.Darılma hayatım sana kıyamam kendi hastalığım halkında yazıyorum  ve seni üzüyorum.Şunu bilki ben sizsiz bir hiçim.Benden nefret etsende seni hayatımdan çıkaramam .Senin yazdığın mektuplar artık bana soğuk geliyor.Sana verdiğim değeri ve aşkı anlatamam,sanki benden nefret eder gibisin eğer istemiyorsan bunu saklama ben hayatından çıkarım .Kötü bir koca ve kötü bir babayım.Kötü zamanda evlendik ve yaşadık hiç bir aydınlık günümüz olmadı hayallerinde benimle yaşa.
      Seni ve çocukları kucaklıyorum seni seven bahtsız Fatalin.
Çocukları cok özledim Onlarla oynamak gezmek isterdim.Bana bu zevki ver hayatım Tanrı bu kadar zalim olamaz.Ruhsuz yaşıyorum sanki, düşüncelerimve iyi dileklerimle bana  yaz.
    30-Mayıs-1925-Sevgili Hatice çocukların fotoğraflarını aldım .Murçik biraz değişmiş sanki güçlenmiş ama Haydarcık kesinlikle çok değişmiş,gözleri biraz seninkiler ama çoğunlukla Yura ya benziyor.Bunu kolaylıkla söyleyebilirim .Sen Yurayı sık sık görüyordun bunun bilimsel bir açıklaması yok ama bizler hepimiz Kafkas insanıyız.Patimat sana ne zaman gelecek ona sor.Çocuklar artık yetişkin oluyorlartek problem onların sünnetlerinin bensiz oluşu, buda bana çok dokunuyor.Bu konuda sen onlara gerekli bilgiyi veremezsin.Murçik henüz anlamıyor.O nasıl konuşuyor yiyecek nasıl istiyor onlarla arabayla gezerken resim çektirseydik nasılda mutlu olurdum.Belkide onlar kendileriyle avunuyorlar çocukların bir şeye odaklanması çok iyi onlara destek olmak gerekli nasılda şanslı doğmuşlardı yavrularım ama şimdi şu hale bak.Allah acılarını göstermesinnasıl söylenir allah onları bize bağışlasın.
      Ömerin  oğlu H.Ali müzikle ilgilenmeye başladı o şimdi birkaç müzik aleti çalabiliyor.Ömer bana Sarıkamıştan öyle yazıyorve mektuplarında seni soruyor.Sen onun eşyalarıyla kitaplarını bir koliyle Türk konsolosluğuna verebildinmi? 
Nuri Paşa beni askeri bir hastanede tedavi ettirecek  yakında Rum Hastanesinden adalardaki sanatoryuma gidiyorum.Paşanın kız kardeşi Ankaraya geldi bizde Hassane Hanumı bekliyoruz.Adalar burada dört
tane İstanbuldan iki saat sürüyor tabiki gemiyle.Son mektubu sana hastaneden yazacağım  bir sonraki adalardan olacak fotoğraflarıda hastaneden göndereceğim.Suat Hanımda yazlığa gitmiyor mu?
O da bana yeni adrese mektup yazacak mı acaba?
Yeni haberler yok Nuh Pariste yakında dönecek Ali ve Lelya şu ana kadar ziyarete gelmediler.İbrahim demir yollarında çalışmaya başladı Yakında Nisa Hanımda geliyor.Niçin sen İrayı tebrik etmedin ve Guluşaya niçin mektup yazmıyorsun.Port petrovstan  Burhay ve Rauftan koli aldım çok şeyler koymuşsun  onlar nasıl onu eve taşıyabilir.
         Para gerekli değil bana İsviçreye gitmeye niyetim yok  sen şimdilik gelmeyi düşünme  İlkbaharı bekleyelim belki Kars üzerinden gelirsin.Adil Mirza orada olacak kendine dikkat et.Burada Türkiyede senin annnenin portreleriyle karşılaştım ve sana çok benziyor zengin bir kadın olduğu her haliyle belli ve bu resimi aile albumune koydum.Başka zaman bu resmin bana nasıl ulaştığını yazarım.Acamatla yazıştım Musulda yaşıyor ve beni oraya davet ediyor.İşleri kötü değil,orada fotoğrafçılık yapıyoroğlu ise Amerikan kolejinde okuyor zavallı Abdul-Macit. Hapsat ile yazışmak mümkün olmuyor.İşte hepsi bu kızkardeşime ve Atama çok selamlar Hamdullaha ve herkese selamlar sen hala türkçeyi kötü yazıyosun ve kötü konuşuyosun ve ben buna üzülüyorum.
      İroçkayı ve annesini kutluyorum Avar olmalarına rağmen Türkçeyi ne kadar güzel öğrenmişler.Şimdi Türkçenin Latin harflerle yazıldığını duydum.Orada Rusça okadar yaygın değil.Çocukları öpüyorum.Evde uzun zamandır bekleyen koliyi size yolluyorumİran üzerinden size gelecek.Bana her hafta yaz.Patimat ile yakınlaş ve benim için dua edin Allahtan umut kesilmez sevgili Didoçka seni ve çocukları öpüyorum.
      Tarihsiz bir mektup, Sevgili Dida  senin iki duygulu mektubunu aldım ve onlara cevap verdim.Senin onları alıp almadığını bilmiyorum ve Petrovska yazdım.Şimdi ise zavallı çocuklarıma 2 resim ile bu iki mektubu gönderiyorum sadece İstanbuldaki hayatımdan bir kaç haber yazacağım.Dün Rum Hastanesinden çıktım,bütün gün Nuhun yanında geleceğimizi düşündüm.Guluşa bana senin birkaç mektubundan bahsetti ve Guluşa bana karşı çok değişti somurtkan bir durumda ilişkilerimiz iyi değil.Bana kalsa onu Müminat  dolduruşa getiriyor,evet işte hayat bu sadece Nuh kesinlikle değişmedio çok sağlam ve güvenilir bir adam.Rum Hastanesinden Çıktım ve şimdilik küçük bir Türk Hastanesi olan  Haydar Paşa Hastanesine yerleştim burası insanların ilişkileri açısından daha iyi.Buraya Rum hastalar değil Türk hastalar geliyor.Burada Hemşire Hatice Hanım var  hepsi oturaklı insanlar ilişkiler ne soğuk nede sıcak.İşlerden bahsediyoruz sürekli.Bu mektup benim çOcuklarım için hemen cevap ver bana çünkü aklıma önemli bir fikir geldi ,gecici bir süre çocukları  Zengin Çocuksuz ailelere verebiliriz bu da belki Amerikan aileleri olabilir Çünkü Çocukların iyi bir şekilde yetişmesini istiyorum ve onları daha sonra alabiliriz ama onların geçmişlerini yüreklerinde hissetmeleri gerekir.Sende onlara nasıl bir aileden geldiklerini anlat sen güçlü bir kadınsın.
         Bütün hayat bizden yanaydı şimdi hiç bir şey aydınlık değil onlara iyi bir eğitim verememekten korkuyorum.Senin şefkatli kollarında büyüyeceklar tabiki bizim durumumuz onların geleceğini olumsuz yönde etkileyecek.Ama onların geleceği için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız .Ben onların eğitimini üslenecek senin ismini yazmadan bazı Amerikan Gazetelerine ilan vereceğim detayları dfaha sonra görüşürüz.Bunları ciddi olarak düşünve bana yaz uzun süredir bunu düşünüyorumsenden mektup alır almaz Amerikan birliğine senin mektubunu göndereceğim.
Sevgili  Didoçka üzülme ,bunu senin için yapıyorum şimdilik ikimizde hayyatta kalmalıyız bunu denemek zorundayız.Tabiki bu şimdilik bir proje eğer çocuklarımız için zengin aileler bulunursa çözüm kolay olurbunu çocuklara hissettirme.Bu bizim kaderimiz ve alın yazımız .Biz onları eğitimli kişiler oalarak yetiştirmeliyizşimdilik anne ve babana bir şey söyleme  güçlü ol kendine hakim ol. Senin Fatalin.
Ruhumun daima seninle  olduğunu hatırla çünkü sabahleyin mektubu yatağımda yazıyorumve sabırsızlıkla senin mektubunu bekliyorum.Çocuklar hakkındaki Projeden kimseye söz etme.
26-Haziran-1925 tarihli mektup,Sevgili Hatice Senin mektubunu aldığım zaman sana karşılık vermek için hazır değildim.ben senin mektuplarını alıyorum ama galiba sen alamıyorsun şimdiye kadar Abdullayevin adresine yazdım eğer sana ulaşmadıysa mektupları kim aldı?
Daha önce seni bu konuda uyarmıştım.Sana başka adrese yazıyorum.Şimdi Mmetbekovun adresine yazıyorum ve taahhutlu olarak yazdım ve iki fotoğrafta gönderdim.Sana çok yazdım bundan sonra ne yazacağımıda bilmiyorum.Senin okul zamanı şehri terketmene üzüldüm.Sanki bütün işler senin başına kaldı,bu durumda çocukları Petrovska aldınız.Bende Buynaka yazdım ama ulaşamıyorum.
    Sen sinirlenme hırslanmadan yaşa ne yapabileceklerse yapacaklar.Ruhsal durumunu bozma bana ,eski adresime yaz bende mamedovun adresine yazacağım.
   Ve bu artık son mektuptu bir daha hiç kimse bir birine yazamadı Hatice Hanım sürgün hayatına başladı Fatali ise belirsizliklere gömüldü ne oldu bitti bundan sonrası bilinemedi.Fatali ve Nuhbek Tarkovski  son Şamhal Şamsuddin Hanın yeğenleri Abu-Müslim hanın torunlarıydı acaba Fatalinin durumunu Türkiyede yaşayan akrabalarından bilen varmı?
 Fatali nerde ve ne zaman hangi koşullarda vefat etti?    
                  MEKTUPLARDA  ADI GEÇENLER,
HADİJA  TARKOVSKAYA: Fatalinin eşi,Usumi  soyundan Abdulmacit Bek`in kızı,General  Arablinski`nin torunu .Ayrıca Didoşka adıyla tanınır.İhtilaldan  sonra Baku`da ,Moskavada , Tverde  yaşadı ve orada öldü.
ABDULLAYEV  HACİOĞLU:1875 doğumlu.Hatice Hanımın kızkardeşiyle evliydi .Dağıstanda çeşeitli üst yönetimlerde bulundu 1925 te Dağıstan Balık Kurumu başkanıydı.
PRENS NUHBEK TARKOVSKİY:1878-1951.20y.yılın başlarında Dağıstanda önemli bir devlet adamıydıçar ordusu subaylarındandı.1917 de Dağıstan atlı süvari ordusu komutanı olarak görev yaptı.Kafkas Dağlılar Birliği Lideri ,1917-1919 da Dağlılar Cumhuriyetinde savaş bakanı olarak görev aldı  daha sonra ülkeden ayrılmak zorunda kaldı.İran ve Türkiyede yaşadı1951 de İsviçrede öldü.Eski İran Şahı Rıza Pehlevinin Teyzesiyle evliydi.
SUAT VE NİSA:Usumi soyundan gelen ,Kazanalp in torunları ve prenses Hatice Hanımın  kızkardeşleridirler.
HANBEK TARKOVSKİY:Türkiyede  Orhan Bey ismini aldı .Şamhal Şamsuddin Hanın kardeşi ve Abu-Müslim Hanın oğluydu. .Bir rus prensesi olan Elena Nikalaevna ile evliydi.Parista ayrıldılar,Varşovaya geldi 1939 a kadar Varşova  Üniversitesinde Profesör olarak çalıştı.1937 -Kuzey Kafkas Demokratik Cumhuriyetinin oluşumu için çalıştı,Politik göçmenler arasında birliği sağlamak için büyük çaba gösterdi.Bu konuda çeşitli dergiler çıkardı ve kurulacak olan bu devletin resmi dilinin Kumukça olmasını sağladı.
SOLTANETTA ve AVGUSTİNA:Şamhal Şamsuddin Hanın Torunları Hanbek Tarkovskinin kızlarıdırlar.
MURÇİK:Fatalinin küçük oğlu,esas ismi  Burhanettin Fatalinin savaşta ölen kardeşinin ismi verildi.
HAYDAR BEK:Fatalinin büyük oğlu ,Fatalinin babasının ismi verildi.Onun torunu Rus ismi ve soy ismi alarak  yaşamını devam ettirmek zorunda kaldı.EVGENİ  PRESNYAKOV olarak ismini değiştirdi 2.Dünya savaşı yıllarında Moskava Hava Harp  Okulunu bitirdi şimdi Tver şehrinde çalışıyor ve orada yaşıyor.
PATUM-PATİMAT BİYKE ,Fatalinin annesi.
NURİ  PAŞA: Türk askeri 1919 yılında Dağlılar Cumhuriyetinde Askeri Danışman olarak çalıştı.
ABDUL-MACİT ACAMATOV:Köstekli Krım Sultanın Acamatın Oğluydu.İhtilal yıllarında Berlin Teknik Üniversitesini bitirdi .Sonraları Türkiyede yaşadı oradan Musula geçti ve İzmirde öldü.Oğlu Murat Dağıstanlı bütün dünyaca tanınmış ünlü bir fotoğrafçı olarak Musulda yaşıyor.
GULUŞA-GÜLRUH HANIM.:Nuhbek Tarkovski nin eşi.Eşinin acı kaderini paylaştı İranli Şah Ailesinin kızıydı.Kocasını asla terketmedi 1958 de kocasının ölümünden 7 yıl sonra oda İsviçrede öldü.Şah Rıza Pehlevinin Teyzesiydi.Bir kızı ve bir torunu kaldı sonolarak 1970 de Dağıstanlı ünlü yazar Rasül Hamzatovun Katıldığı Asya Yazarlar Birliğinin düzenlemiş olduğu bir gecede gür sesiyle şarkı söyleyen bir kadını dinleyen Hamzatov  programın sonlarında bir Dağıstan ezgisi eşliğinde bu kadının süzülerek  kafkas dansı sergilediğini ve sözlerini pek çıkaramadığı ama yabancı gelmeyen bir dilde şarkı söylediğini ve bu şarkının Kumukça Göçmen Kuşlar şarkısı olduğunu anlıyor göz yaşları içinde şarkıyı okuyan kadının kim olduğunu sorduğunda ise onun Nuhbek Tarkovskinin Beyrutta yaşayan kızı olduğunu öğreniyor.

HAMDULLA   ABDULLAYEV   VE ÇOCUKLARI,ihtilal ve soviet eğemenliği insanların kaderleri üzerinde oldukça kaprisli bir durum yarattı.İşte Derbentten Abdullayev ailesinin tarjik ve inanılmaz yaşamı.
      Abdullayev Hamdulla Hacioğlu  1875 yılında Derbentte zengin bir tüccar ailede doğdu.Şehirdeki ilk okulu bitirdikten sonra  Amcasının balık avlama kombinasında çalışmaya başladı.1910 yılında Tümgeneral Arablinskinin torunu Usumi Hanedanlığı Prenseslerinden Kazanalp soyundan  Suat usumiyeva ile evlendi evlendikten sonra Bakulu milyoner Tagiev ile çalışmaya başladı .Eşi tarafından akrabasıydı.
      Vorobaevin balık avlama kombinasını kiraladı.Bu durumda Port-Petrovsta hisseli şirketler oluşmuştu.Abdullayev orada müdür olarak çalıştı.1918 yılında Dağıstanda sovyet yönetimi hakim olunca Bakuya geri geldi ve orada Azer balıkçılığın müdürlüğüne getirildi.Bu arada derhal Dağıstan başkanı D.Korkmasov onu büyük bir uzman olarak Dağıstana geri çağırdı ve Dağıstanda Abdullayev balık avlama işlemlerine bir düzen getirmeye başladı.Azerbaycan sınırından Lopatin yarım adasına kadar fabrikalar, soğuk hava depoları ,balık bakım kombinası balık hastaneleri kurdu.Onun bu parlak başarıları gazetelerde yer aldı.Başarılarına karşın Dağıstan yönetimi  onun çocuklarını Almanya ya eğitim amaçlı gönderme kararı aldı.1926 yılında Adil-Gerey 10 yaşında ,Amir-Arslan ise 8 yaşındaydı,üçüncü oğul Yusuf ise oldukça küçüktü.
            Abdullayev  Dağıstan balık kombinasında Çalışmaya devam etti ve aynı zamanda Hazarin batı kıyılarında balıkçılık sektörü üzerine kitap yazdı.Bu kitap Azerbaycanda açılan Balıkçılık Enstitüsünde okul kitabı olarak hazırlandı1930 da basıldı.Abdullayev Sovyetlerdeki 48 uzmanla beraber  tutklandı sonuç olarak ta mahkeme kararı olmadan girişimlerde bulunmak haksız kazanç sağlayarak sermayesini genişletmek ve yaygınlaştırmak.Beş çocuk babasıydı. Bütün mülkiyetine el kondu ve ceza evine gönderildi.Eğitim için Almanyaya gönderilen çocuklarının geri
iade istemini eşi Suat hanım reddetti.Bu durum karşısında çucuklarıyla bağlantıları koptu ve onları  kaybettiler.Bundan sonra Suat Hanım 3 Çocuğuyla beraber  halk düşmanı ilan edilerek Kuzey Kazakistana Sibirya bölgesine sürgüne gönderildi.
          Abdullayev ailesinin Almanyadaki çocukları bu kritik duruma direndiler  yaşam mücadelesi vermektan başka çareleri yoktu.Almanyada doğru insanlarla karşılaştılar.Rus-Alman bankasının müdürü Eberanın insiyatifiyle Adil-Gerey ve Amir-Arslan İstanbula geldiler .Orada parlak bir şekilde zanaat okulunu bitirdiler .1937 yılında Türkiyede soyadı kanunu çıkınca her ailenin kendine uygun bir soy isim ve kimlik alması gerekiyordu iki kardeşte ERK soy ismini aldılar.26-Ekim1957 ,27 yıl sonra Moskava bölgesi askeri mahkemesi Abdullayevin suç dosyasını yeniden inceleme kararı aldı , onu ve ailesini suçsuz bularak cezalarını durdurdu.Abdullayeva Suat Usumiyevna derhal çocuklarını aramaya başladı ve kızıl haç yardımıyla 1965 te 40 yıl sonra çocuklarına ulaşabildi.Meğerki Adil ve Amir Erk kardeşler Türkiyeden Almanyaya geri dönmüşler.Bin bir güçlükle yüksek eğitimlerini tamamlayarak hayatlarına devam etmişler.
          Adil Erk Enerji-Teknik konusunda uzman bir profesör doktor olarak Vraunşyevge Enerji üniversitesi rektörü olarak çalıştı.Amir ise oda Teknik-Bilim doktoru oldu.Basım makineleri üzerine uluslar arası ödül aldı.Almanyada yazdığı Kim var Kim isimli kitabıyla başarı sağladı.İnsanların alışkın olmadığı bir kader.
Фото: Гамдулла Абдуллаев со своими сыновьями...     

























GENARAL ARABLİNSKİ,1828 de Azerbaycanın Zakatala bölgesinin Tala şehrinde yönetimi elinde tutan Ali Bey isimli soylu bir ailede doğdu.
St.Peterburgda Askeri Akademide eğitim gördü.1848 de Rus İmparatorluğu  Ordusunda  Azerbaycanlı  General olarak görev aldı.
Aynı yıl Macaristandaki  Vilagos kalesinin kuşatmasına katıldı ,general Paşkeviç  kumandası altındaki bu savaşta ki başarıları sayesinde Stanislaw kumandasına geçti.1854 Balakişi Arablinski Rusların başarısızlığa uğradığı General  İvan Lazarevin  kumandasında Kiva Hanlığı saldırısına katıldı.Kırım savaşı sırasında Tümen Komutanlığına
atandı.Son olarak 1877-1878 Osmanlı -Rus savaşına katılan Arablinski 
Generalliğe kadar yükseldi.1896 da emekliğe ayrıldı.1902 ye kadar Derbentteki Krallık sarayında yaşadı.1902 de ölümü üzerine ailesine Derbent Hanedanlığı varislik hakkı verildi.Kızı Sona Hanım Azerbaycanlı Petrol Milyoneri Zeynelabidin Tagiev ile evliydi.Diğer iki kız torunundan biri Hatice Hanım Fatali Tarkovski ile ,Suat Hanım ise Hamdulla Abdullayev ile evliydi.

 ŞAMHAL  ABU-MÜSLİM HANIN  AİLESİ.
BAMMAT ŞAVHAL II.Üç oğlu oldu.Mehti-Bek-1764.Şah-Baza-1769,
Kaziya-1790.Kızı Giççi-Bike ise Derbent Hanedanı Fatali-Hanın oğlu Ahmathan ile evliydi.
MEHTİ -ŞAVHAL II.Şamhal II.ci Bammatın oğlu.birçok kez evlendi.Derbent Hanedanı Fatali Hanın kızı Ferici Hanımdan olan çocukları,Hana-1786,Süleyman Paşa,
Mehtuli Hanı Hasan Hanın kızı Cungateyli Prensesten olan Çocukları:
Zubair-1811,Abu-Muslim,Dalhat-Bek,Şahvali.
Kızları,Haybat-Hanum Avar Hanı ile evliydi.
Nuh-Bike ,Mehtuli Hanedanı Ahmet Han ile evliydi.
Ayrıca Mehti Şamhalın  alt tabaka ile yaptığı yasal olmayan evliliklerinden
doğan ve Çanka denen çucukları,Buday-Bek,Kagerman Bek,Kasum Bek,
Ahmathan.
SÜLEYMAN PAŞA: Şamhal Mehti II.nin oğlu Kafkas Komutanı Ermalov un Danışmanıydı .Kumukların Genel Kurmay Başkanı olan Tümgeneral Musa Hasaev  Usuminin kızı Papu-Bike Aksaylı ile evliydi,çocukları yoktu.
Dükumanlara göre Süleyman paşanın oğlu olan Zaal-Bek onun yasal olmayan evliliğinden Targuda doğan çocuğuydu.
ABU-MÜSLİM HAN:Şamhal  Mehti II.nin oğlu,
Çocukları:Avar Prensesi Sultanat-Bikeden doğan Şamsuddin.
Köstekli Prensesten doğan Hana.
Yasal olamayan Evliliğinden doğan Dalhat -Bek bu tür evliliklerden doğan çocuklara Çanka denirdi.
Kızları:Rayhanat-Bike Mehtuli Hanedanı İbrahim Bey ile evliydi.
Diğer kızları:Ummurahil,Raşidat,Ummu-Haybat  ve Biyçe idi.
ŞAMDUDDİN HAN:Şamhal Mehti Hanın çocuklarındandır.Mehti isim bir oğlu Sultanetta  ve Cahbat isimli iki kızı oldu.Cahbat Hanım Kocası Aseldar Bey ile beraber ihtilalden sonra 1920 yılında Türkiyeye göç etti.
Biga-Doğancı köyünde yaşadı Eski belediye başkanlarından Raşit Usuminin  akrabasıydı.

SON ŞAMHAL  ŞAMSUDDİN HANIN  OĞLU  MEHTİ  TARKOVSKİY.
Doğancı köyünde yaşayan Aseldar Beyin eşi Cahbat  Hanımın erkek kardeşi. 
    Çoğunlukla Gazanişte yaşayan  Tarkovski soyundan 
gelenlerin  gömüldüğü Temirhanşuradan 7 km uzaklıktaki mezarlıkta ölmüş olan  Dağıstan  Valisi Şamsuddin  Hanın oğlu genç 
Mehti  30 nisanda toprağa verildi.O sadece 19 yaşındaydı     Mehtinin ölümüyle ŞAMHAL  soyundan erkek olarak kimse kalmıyordu. 
Sadece   Şamsuddin Hanın resmi evliliğinden olan 12 yaşındaki Sultanat Petersburgda Çar sarayında eğitim görüyordu.Ölen Mehti sönmüş olan bir Hanedanlığın
son temsilcisiydi.Sanki onun aristokrat kanı kıskanılarak temizlenmişti.
Bu açıkça doğrudan bir kısa ömürlülüğe yol açan güçsüz ve gelişmemiş fiziksel bir organızmanın kısır döngüsüydü.Çünkü o tanınmış Avrupalı doktorlardan medet umularak yurt dışına gönderilmişti.Orada ayrıca sanat eğitimi yapacaktı.Son zamanlarını Mehti Cenevrede yaşadı.19 yaşındaydı.Rusçayı,Fransızcayı çok iyi öğrendi.İngilizce öğrenmeye başlamıştı.Bunun için güçlü olmalıydı.
      Yurt dışından Dağıstandaki akrabalarına durumu bildirildi.Onun metal sıvı geçirmez ceviz ağacından yapılmış bir tabut içinde olduğu ve
üzerindede Fransızca olarak yazılmış gerekli bilgilerin bulunduğu bilgisi verildi.Gazanişte tabutu akrabaları açtılar ve ölüyü çıkardılar.
Mollalar müslüman geleneklerine göre onu yıkadılar,dualar okudular,yabancı cisimleri attılar ve bayaz kefene sardılar.Sonra yakın akrabaları onu mezara indirdiler yan yatırdılar doğranmış kalın tahtaları üstüne koyduktan sonra toprakla üstünü örttüler.
     Birçok insanın hazır bulunduğu hüzünlü cenaze merasimi öncesinde ölünün yakınında üçlü sıralar halinde dizildiler.Kadınlar ve
erkekler hıçkırarak ağladılar,ağıtlar yaktılar çoğunluğu iki yüzlü kişiler değildi.Büyük bir kısmı bunu kutsal değerler üzerine yapıyordu.
Kadınlar gruplar halinde ölünün yakınında oturarak feryatlar ederek ağlıyorlar ,tırnaklarıyla yüzlerini yırtıyorlar,saçlarını yoluyorlar ve avuç içleriyle göğüslerine vuruyorlardı.Erkekler,kürklü giysiler içinde inliyor
ve yumrukları göğüsleri üzerinde idi.Bazıları hançerleriyle alınlarını çiziyorlar açılan yerden akan kan yüzlerine indikçe vahşi ulumalar ve kudurmuşçasına bağırtılarla ölüye doğru eğiliyorlardı.
Bu hüzünlü islami merasime insanlar Temirhanşuradan gelmişlerdi.
Ayrıca Dağıstan bölgesinin başkanıda maiyetiyle beraber oaradaydı.
Soyları gibi isimleride geniş olan şamhalların adları Rus yöneticileri arasında geçiyordu.Tuz gölleriyle ,gelir getiren topraklarıyla daha önemlisiHazar denizi sahilindeki zengin balık endüstrisiyle ,bu topraklar Şamhalların gelir kaynağıydı.Şamsuddin Hanın ölümüyle onlar vesayet altına alınıyordu.Şimdide Mehtinin ölümüyle bu zenginliğe kimlerin ortak olmak isteyeceği güçlü bir endişe yaratıyordu.
 Hak idda edenler arasındada güçlü bir endişe vardı.Müslümanlıkta mirasçılar hakkındaki  işlemler kanunlara göre yönlendirilmiyordu.Rus
kanunlarını kabul edecekler yada rededeceklerdi.Bu durumda şeriat kuralları uygulanacaktı ama olmadı.Dağıstanın kendi öz gelenekleri doğrultusunda hareket kararı ortaya kondu.Bu anlayışa göre bilindiği üzere  sadece miras hakları üzerine yorum yapılmıyordu üstelik burada 
beyliklerin ileri gelenlerininde bulunması gerekliydi.Mesala Hazar bölgesi ve tuz göllerinin yöneticilerinin  orada bulunması gibi.
         Ayrıca şunu da ekliyelim:Mehtinin ismi ünlü Dağıstan valisi olan dede dedesinin ismiydi. Şamhal Şamsuddin Han 29 Eylül 1874 de küçük yaşta iki çocuğunu bırakarak  bu dünyadan göçtü.Oğlu Mehti ve daha sonraları Ortodoksluk içinde vaftiz edilerek hiristiyan olan ve ismi
Ekaterina olarak değiştirilen kızı Saltanat.Mehtinin ölümüyle Kumuk
Şamhallığının ikameti olan  saray artık başka yöne gidiyordu.Artık bu saray bütün dünya görüşüyle iç dünyasıyla bütün geçmiş yıllarıyla suskun, unutulmuşve sonsuzluğa doğru gidiyordu.
Birbiri ardına böyle gittiler,Kafkasyada köy  amirlerinin aristokrat sülalesi
oldukça erken sırra kadem bastılar.Kumuk devletinin özenilerek yetiştirilen ve Tarkovskiler denilen sülale ve akrabaları yok oldular.
      Biz şimdi ,çeyrek asırdan biraz daha fazla bir zaman önce zamansız ölen baba ve oğul Tarkovskilerin  ayrıca 4 asırdan fazla süren  ve Romanovlar ile beraber yok edilen Kumuk Hanedanlığını yıkanlar,Rus ihtilali adı altında ,insanları kurban etme  taleplerini ne için ve kimin adına  yapma gereğini duyduklarını açıklamalarını beklerdik.
Genç yaşta ölen Mehti eski Biga belediye başkanlarından  Raşit Usumunin kayınbiraderiydi yani Biyke Hanımın erkek kardeşiydi.
MARDANOVİÇ ABDURREZZAK
MİRZABEKOV
  Doğumu:30-01-1938
  Ölümü:    17-07-2008
Hasavyurtta yaşadı  orta eğitimini orada tamamladı .Grozni Petrol Enstitusünü bitirdi.Dağıstanın Kaspisk şehrinde Dagdizel Petrol fabrikasında çalıştı.Mühendis olarak üretrim şefiydi.1972 de Kizlar
bölgesinde Elektro-mekanik fabrikasında görevliydi.1984 te başbakan yardımcısı 1987 de Dağıstan sovyeti başbakanı oldu.
1991de Ruslan Hasbulatov ile beraberdi.Baltık ülkelerinde çeşitli görevlerde bulundu ve çeşitli madalyalarla ödüllendirildi.Annesi Saut Hanım  tarafından kökleri Targu Şamhallarına dayanmaktaydı.Biga eski Belediye  Başkanlarından Raşit Beyin eşi Biyke Hanımın akrabasıydı.
SOY KÜTÜĞÜ:Mehti şamhalın oğullarından biri şahvaliydi.Şeyh Şamilin adamları tarafından öldürüldü.Şahvalinin iki oğlu vardı,Zubair ve Ukail.
Zubairin üç oğlu oldu,Şahvali,Umalatbek,Sultan-Aziz-Bek.
Ukail Bek inde üç oğlu oldu,Haydar-Bek,Süleyman Paşa,Cemalettin.
Ukailin oğlu Haydar-Bek in iki oğlu ,Fatali ihtilala sonrası Türkiyede yaşadı.Burhanettin ise Japon savaşında öldü.Kızı ise İga hanımdı.
Süleyman Paşanın bir oğlu Dodu ,kızı ise Suat hanımdı yani Mirzabekovun annesi.
Cemalettinin ise Sabir isimli bir oğlu ve Devlet kız isimli bir kızı vardı.
     Biyke Hanım ise Şamhal Abu Müslimin Hanın torunlarındandır.
Şamhal Abu Müslim Han  da,Mehti Şamhalın oğludur.
                                                                                                                            

 
  Bugün 3 ziyaretçi (14 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=